English

Günlük

« önceki

BİLİŞİM FUARINDA ÜÇ TANGOCU

10 Ekim 2008 Cuma

Sevgili Günlük,

Uzun bir günün ardından çok güzel bir milonga ve yorgun bir final. Mutlu bir şekilde uykuya geçmeden önce sana bir özet geçeyim dedim.

Aslında günüm pek de iç açıcı başlamamıştı. Bir gün önce bir arkadaşın Star TV’de saat 10:30’daki programa konuk olduğunu öğrenmiştim. Kahvaltımı hazırlayıp bir heves TV karşısındaki yerimi aldım. O da ne !... Program, sabah kadınları –ve görünüşe bakılırsa bir de benim- için hazırlanmış ve Petek Dinçöz tarafından sunuluyor. Ve izlemek istediğim arkadaşlar gelip bir şarkı söyleyip kenarda saksı gibi oturtuldular. Ha sohbete alınacaklar ha alındılar derken yaklaşık bir buçuk saat geçiyor. Bu arada Neco’nun boşandığı eşinin ne denli derin bir filozof olduğunu öğreniyorum. Kendime Not: Neco’ya teessüf ederim. 33 yıllık evliliğin finalini böyle bir medyatik bir aldatma konusuyla yaptığı için. Neco’ya bir teessüf daha: Böyle konular dışarıdan yorumlanmaz ama yine de bu operasyonu yaklaşık 30 yıl kadar geç yaptığı için. Daha fazla tahammül edemeyip Sevgili Aliye Mutlu’yu başka bir programda izlerim ümidiyle TV’yi kapattım. Korku filmlerinde öyle olur ya… Kesik bir el gelip kahramanın boğazını sıkabilir. Öyle bir şey olmasın diye TV’nin fişini bile çektim.

Bunalımımı gidermek için kendime yeni bir hedef seçtim: Bilişim Fuarı. Bakalım eski sektörüm yerinde duruyor mu, arkadaşlarım hala o koridorlarda dolaşıyorlar mı, teknolojide ne tip ilerlemeler var diye yola düştüm. Fuara girişimden çıkışıma kadar geçen sürede tanıdık üç kişiye rastlayabildim. İlki Sevgili Ruşen Yaykın. Orada olması gayet doğal, çünkü fuarı düzenleyen şirketin genel müdürü. Hem de kendisi bildiğin gibi tangocu. İkinci tanıdık, bir ara Bahçeşehir Üniversitesi’nin tango gurubunu çalıştıran Sevgili Ümran. Yani o da tangocu. Son tanıdık çehreyi tahmin bile edemezsin Günlükcüm. Antepli Cahit. O da bir tangocu… Yok yok düzeltiyorum. Milonga organizatörü. Hatta Serdar Hoca’dan sonra haftada iki milonga düzenleyen tek organizatör diyebiliriz.

Anlayacağın üzere bilgiişlem sektöründe tanıdık ne arkadaş ne de şirket kalmamış. Belki de mobilya veya hediyelik eşya fuarlarına bile gitsem daha çok tanıdıkla karşılaşabilirdim. Neyse, bundan sonraki yolumuz belli: Eğitimcilik.

Böylesine bir günün ardından milongaya gelince: İki farklı uygulama vardı bu hafta. Biri if4tango kreasyon sergisi. Yani Sevgili Özgül’ün hazırladığı abiye kıyafetler bayan tangocuların beğenisine sunuldu. Oldukça ilgi topladığını gördüm. Ayrıca erkekler için de terletmeyen organik kumaştan yapılma tshirtler vardı. Diğer farklı uygulamamız ise çalacak müziklerin bir perdede dans edecek arkadaşlara gösterilmesiydi. Böylece dansa kalkacak erkekler hangi müzikte kimi kaldıracaklarına daha kolay karar verebildi. Tabiki bayanlar için de başka bir kolaylık oldu. Örneğin bir tango tandasının son parçasında dansa davet edilen bir bayan arkadaş, bir sonraki tandanın milongalardan oluştuğunu fark edip gelen daveti milongalardan sonra kabul edebileceğini söyledi. Dahası, çok sevdiği parçayı duyanlar perdeden hangi parça, kim çalıyor gibi bilgilere rahatlıkla ulaşabildiler. Umarım bundan sonra da bu uygulamaya devam edebileceğiz.

İki hafta sonra çok özel bir milonga olacak. İçerik konusunda henüz karar vermedim ama anlamı çok özel: TangoPoint 4. yılına giriyor. Artık içerik de biraz özel olmalı bence. Günlükcüm, sen şimdilik bunlarla idare et, ben hem uyku durumuna geçeyim hem de yıldönümü milongasının içeriğini planlamaya başlayayım.

Sevgiler,

Güralp

Özel Not: Sevgili Murat’ı Arjantin dönüşü tanıyamadım. Verdiği kilolar bir yana o kadar dans etti, pistte fırtınalar kopmadı. Kendi deyimiyle oldukça trankilize olmuş 

« önceki
                Web Stat