English

Kimsiniz ?

« önceki

SHELLIE CORMAN

16 Ocak 2007 Salı

Takvimler 2007 yilini gosteriyor artik. Her ne kadar bu yil Point Otel bize tangolu takvimler yapmadiysa da yeni yile girmiyoruz diye direnme sansimiz yoktu tabi… ah hahahaha… cok komikti.. ohom.. Iyisiyle, kotusuyle bir yili daha geride biraktik. Karsiniza yine bomba gibi bir programla geliyoruz. Soylesimizin konugunu hepiniz yakindan taniyorsunuz. Daha dogrusu tanidiginizi saniyorsunuz ama soylesi bittiginde kendisini yeniden kesfedeceksiniz. Lady Point yine ne yapti etti, muthis bir soylesi hazirladi. Ben de sohbete katilmazsam ölurum tabi. Efendim, simdi ben sizi yirtmacli etegi ve guzel saclariyla alimli bir bayana ve sevgili konugu ile basbasa birakiyorum.

Karsinizdaaaaaaa Laddyyyyyyyyy Poiiiiiiiiinnnntttttttttttt...

Tesekkur ederim Guralp beycim. Bu soylesimizin konugu hepinizce bilinen bir hanim. Taaa Amerikalardan gelip buraya yerlesen bir hanim hem de. Shellie Corman…

Sevgili Shellie,

Bu hafta konuk olarak seni sectik. Sorularimizi yanitlarsan cok seviniriz. Iste basliyoruz..

Lady Point: Nerelisiniz ? Neden ve ne zaman Turkiye’ye geldiniz ?

Shellie Corman: San Francisco’luyum.

GD: Icinden mi ?

LP: Guralp bey hemen sulandirmasaniz diyorum…

SC: Anlamadim. Neyin ici ?

LP: Onemli degil.. Lutfen siz devam edin.

SC: Yasamak icin Turkiyeyi sectim ve iki yil once geldim. Zaten 20 yildan fazladir İstanbul ve Turkiye’ye gezmeye geliyordum. Amerika’dan ayrilip Akdenize yakin olmak istedim. Istanbul’da arkadaslarim da vardi. Boylece Istanbul’a yerlesmeye karar verdim.

GD: Mesela arkadaslariniz CIA adina Irak sinirinda calisiyorlar. Gidip orada yerlesir miydiniz bu hesapca ?

LP: Sanirim son zamanlarda cok film seyrettiniz Guralp Bey. Issizlik size iyi gelmemis.. Artik calissaniz diyorum.. Biz soylesimize devam edelim Shellie hanim. Turkiye’ye gelirken neler gormeyi bekliyordunuz ? Yani fesli adamlar, carsafli kadinlar, develer ??

SC: Yunanli bir adamla 12 yillik bir evliligim oldu ve bu surenin bir kimsini Atina’da yasadim. Bu da benim Turkiye’de yasamama bir hazirlik oldu. Kulturler arasinda cok buyuk bir fark yok. O yuzden İstanbul’daki hayata cabuk uyum sagladim. En buyuk endisem bu kadar buyuk ve kalabalik sehirde yasamanin zor olacagiydi ama isim ve evim Cihangirde oldugu icin fazla bir yere gitmiyorum, hayat daha kolay oluyor.

LP: Amerikan filmlerinde gordugum kadariyla aileler birbilerine cok yakin degiller. Turkiye’deki gibi genis aileler halinde yasamiyorsunuz. Bizim Akdeniz ulkelerinin aileleri gibi buyuk bir aile icinde yasamayi istermiydiniz ? Mesela bizden biriyle evlenir miydiniz ?

Evet, aile hayati farklari konusunda haklisiniz. Benim ailem Amerikada biraz daginik bolgelerde yasadigi icin ben buna aliskinim. Aileme yakinim ama durust olmak gerekirse her dakika onlari gormek istemem. Sanirim Akdeniz usulu yasamanin iyi yanlari da var kotu yanlari da. Eger dogru insanla karsilasirsam bir Turk ile eliligi dusunebilirim. Elbetteki modern ve acik goruslu olmasi gerekir.

GD: Hazir laf acilmisken, bak Shelliecim, benim cok eski bir arkadasim var. Dort yil once esini kaybetti. Evi, arabasi, kariyer falan.. Hersey tamam. Bodrumda da yazligi var. Ha.. ODTU lu hem de..

CS: ODTU nedir ?

LP: Guralp beycim, iyi niyetinizi anliyorum ama sunu soylesimizden sonra yapsak ? Simdi uslu uslu oturur musunuz lutfen..

Gelelim dansa. Bir milongada dans etmek istemediginiz biri sizi dansa kaldirmak istediginde nasil davranirsiniz ? Kibarca ve acikca Hayir mi dersiniz yoksa bir bahane mi uydurursunuz ?

SC: Biriyle dans etmek istemediginizde hayir demek sadece Istanbul’da degil dunyanin heryerinde problem. Sans eseri bu cok basima gelen bir durum degil. Cunku buradaki danscilarin cogu iyi dansci ve dans etmekten zevk aliyorum. Ayrica acik konusayim, hayir diyemiyorum. Bu kendimi kotu hissetmeme sebep oluyor. Genelde dans etmek istemedigim biriyle goz temasi kurmaktan kaciyorum.

LP: Turk erkeklerinin danslari ve duruslari hakkinda ne dusunuyorsunuz ? Kibar, zorlayici, saygili, israrci.. Nasil ?

SC: Istanbul’da tango yapan erkeklerin hemen tamamini nazik ve saygili buluyorum. Bir dans olarak tango, bir tur macoluk, fakat bence Buenos Aires’tekilere nazaran Turk erkeklerinin tavri cok iyi. Bunu bir sorun olarak gormuyorum.

GD: Sevgili Asuman, Gulsev ve adini sayamadigim diger arkadaslar.. Iste Shellie’yi duydunuz. Bouenos Aires’de erkekler dans ederken kus kondurmuyormus iste. Bosuna oralara gidiyorsunuz diyorum.

LP: Guralp bey, siz hic gittiniz mi Buenos Aires’e ?

GD: Hayir.

LP: # ! @ ^! .. Baksa bisey demiyorum.

GD: Bunu montajda cikaralim buradan.. Tobe tobe.. Kadin iyi Turkce konusamiyor diye onun onunde boyle davranmayin lutfen leydi hanim. Hemen bir reklam spotu girelim arkadaslar…

REK – LAM – LARRRR….

Sevgili tangoseverler.. Siz istediniz biz yaptik..
27 OCAK Cumartesi aksami Point Otelde cok ozel bir milonga var:

P O I N T N U E V O

Bir cesit Gotan’i anma gecesi yani. Bakin konser bileti bulamayanlar aglasiyor. Milongada da yerler tukenmeden rezervasyonlarinizi yapiniz.

POINT NUEVO.. POINT NUEVO..

Miongacilikta tek isim: MILONGATOR

Not: Anadolu’nun cesitli illerinde bayilikler verilecektir. Basvurun, kazanin..

BIR REKLAM SPOTU IZLEDINIZ.

LP: Reklamlardan sonra tekrar birlikteyiz. Soylesimize devam ediyoruz. Shellie hainm, Turk erkekleri kadinlari icin korumacidirlar. Bir erkek yolda kadinina laf atilmasi durumunda bile kavgaya girismekte tereddut etmez. Ulkenizde nasildir bu durum ?

SC: Himm.. Bir dusuneyim.. Kesinlikle bir Turk erkegi ortalama bir Amerikan erkegine gore daha muhafazakar, daha geleneksel ve daha maco. Biz Amerika’da kadin ve erkegin esit oldugunu, korumaya ihtiyacimiz olmadigini ispatlamaya calisiyoruz fakat bu da bir suru problem yaratiyor. Amerika’da kadin ve erkekler devamli rollerin ne oldugu, kimin daha guclu oldugu konusunda karmasa icindeler. Aslinda olay su: Dunyanin her yerinde kadinlar ve erkekler birbirini anlamakta zorluklar yasiyorlar.

LP: Turk kadinlarinda olup da Amerikan kadinlarinda olmayan ya da gormediginiz seyler nedir ?

SC: Bence Turk kadinlari Amerikan kadinlarindan daha kadinsi. Hos gorunmek icin daha fazla vakit harciyorlar. Bazi Turk kadinlarinin kendilerini erkeklerin yaninda Amerikalilar kadar durustce ifade etmediklerini dusunuyorum. Benim Turkiye’deki bayan arkadaslarimin en sevdigim yanlari duzgun kariyerleri ve ozgur olmalari ve ayni zamanda hos bir kadinsi yonlerinin olmasi.

LP: Cihangir’de oldukca populer olan bir Cafeniz oldugunu biliyorum. Alisik olmadiginiz zorluklarla karsilastiniz mi ? Mesela iletisim guclugu oldu mu , burokrasi yildirdi mi veya mafia gelip sizi koruyalim falan dedi mi ?

SC: Bekar yabanci bir bayan olarak burada is sahibi olmak her zaman kolay olmuyor. Oncelikle Turkcem cok iyi degil ve calisanlarla iletisimde sikinti oluyor. Ayni zamanda bazi calisanlarin kadin bir patrona sahip olmasi onlari rahatsiz ediyor olabilir. Musteriler cogu zaman cana yakin davraniyorlar. Burokrasi cok korkutucu. Ne zaman maliye ya da belediye ile ilgili bir sorunum olsa isi hemen ortagima havale ediyorum. Parami teklif etmeliyim, ne yapmaliyim ben bilmiyorum cunku. Ama sunu soyleyebilirim ki bir yabanci olarak Cihangir’de bir yabanci olmak avantajli ve Kahvedan’in sahibi olmaktan mutluyum.

LP: Varsayalimki Kahvedan’in acsisi aniden istifa etti ve gitti. Hemen yerine gecip Turk yemekleri pisirebilir misiniz ?

SC: Ascim isi birakirsa panik yaparim. Hayir, Turk yemeklerini iyi yapamiyorum. Bircok Yunan yemegi yapmasini ogrenmistim. O yuzden bazilarini yapabilirim ama restaurantimda musteriye servis edecek kadar iyi yapamam. Her ihtimale karsi ascim isi birakirsa yardim icin bana telefonunu vermek isteyen var mi ? Aslinda mutfakta dort kisi var. O yuzden hepsi birden isi birakmadigi surece sorun olmaz.

LP: Istanbul’da mutlu musunuz ? Burada bir Turk gibi yasayabilir misiniz ? Yani raki ve baligin yaninda Turk muzigi dinleyip efkarlanabilir misiniz ?

SC: Istanbul’da yasamayi seviyorum. Dunyanin bu bolgesinde yasamak benim icin cok iyi. Dedigim gibi Yunanistan’da yasadim ve bir sure Italya’da. O yuzden buralara ait biriyim. Raki, balik, sufi muzigi, geceleri gokyuzunu ve gercekten Turk insanini cok seviyorum. Burada kendimi evimde hissediyorum ve durust olayim, Amerika’ya donmeyi hic dusunmuyorum.

LP: Ve ozel sorum su: Ortalama bir Amerikalı; Turkiye hakkinda neler biliyor ? Yanlis seyler dusunuyorlarsa onlari duzeltir misiniz ? Amerikaya giden Turklerin parmak izi isleri, vizeler vs gibi prosedurlerle uzulmesi hakkinda ne dusunuyorsunuz ?

SC: Oncelikle sunu soyleyeyim: Amerika’dakilere Istanbul’da yasadigimi soyleyince vaaaay, ne guzel diyorlar. Onlar da Turkiye’ye gelmisler veya dostlarindan Turkiye’nin ne kadar guzel oldugunu duymuslar. Elbette dini konular ya da terorizm konusunda onlara Turkiye hakkinda yalnis fikirlere sahip olduklarini soyluyorum. Bence Amerikalilar vize konusunda yabancilara karsi cok adaletsiz davraniyor. Amerika’da yasamak istemememin sebeplerinden biri de bu. Politikadan nefret ediyorum.Ve Turkiye’nin ne kadar harika bir yer oldugunu soyleyebilen biri oldugum icin mutluyum.

LP: Icten yanitlariniz icin cok tesekkur ederim. Tango Point’de gorusmek uzere Shellie hanim..

GD: Sevgili izleyicilerimiz, bu program burada sona eriyor. Soylesimiz hic bitmesin isterdik, o kadar sicak ve guzeldi ki… Shellie’ye huzurlarinizda ben de tesekkur ediyor ve hepinize sevgilerimi gonderiyorum. Saglicakla kalin..

Bir sonraki Kimsiniz programimizda gorusmek uzere, hoscakalin.

« önceki
                Web Stat