English

Kimsiniz ?

« önceki

GÜRALP DİNER

06 Aralık 2006 Çarşamba

Bayanlar baylar,

Meger surpriz kendisiymis. Gecen haftaki kimsiniz roportajinin sonuna eklemis ya, haftaya surprizimiz var diye, onu diyorum iste, o surpriz kendisiymis. Goruyorsunuz torpil her yerde var. Malumunuz vechile patron her yerde patron. Bu hafta konuk benim dedi. Yok yaa dedim. ( Hatta anneniz hanimefendi guzel mi seklinde lafi uzatiyordum ki......) ama benim dogumgunuuuuuuuum dedi. Aaaaa.... E tamam o zaman dedim. Gel bi opeyim seni dedim. İyiki dogmussun dedim. Amaaaa bir sartim var, istedigimi sorarim dedim. Ne yapsin, unlu olmak pahasina, benim efsane sorularima mazhar olmak pahasina kabul etti.

Iste bu haftaki Kimsinizin konugu, Persembe gunu Pointte dogumgununu kutlayacagimiz kisi, pek kiymetli milongatorumuz, ünlü milongator Guralp ...

Lady Point: Sevgili Guralp, mademki 50 yasina giriyorsun, bence illaki muhasebesini yapmissindir, bu 50 yillik gecmisinde yaptigin en guzel sey nedir?

Ünlü Milongator Güralp: Hemen bir duzeltme yapayim. 50 yasina girmiyorum, 50. yasimi bitiriyorum. Yani ilk yarim asir.. Yok yok.. o cok iddiali olur. Hayatimin ikinci ceyrek yuzyilini bitiriyorum diyelim.

Ucucu bir hafizaya sahip oldugumu cevremdeki herkes artik cok iyi biliyor. Soyle bir dusundum de sanki hayatimin son donemlerdeki en isabetli karari dansa baslamak olmus. Daha onceki donemleri henuz dun olmus gibi hatirlamiyorum. Onun icin, hani evlenmek, cocuk yapmak, falanca isi yapmak gibi ciddi kararlarin hangisi en guzeliydi hatirlayamadim : (

LP: Peki bu 50 yilda cok pisman oldugun, keske yapmasaydim dedigin bir sey var mi?

UMG: Var. Meslek secimi konusunda ciddi bir hata yapmisim belliki. Tek sorun, bu hatayi biraz gec, yani 40 yas civarindayken farketmis olmam. Daha once dogru isi yapiyor muyum diye suphelerim vardi ama 40 oldugum siralarda yaraticiligimi kullanabilecegim bir is, ornegin reklam yazari olsam ne kadar hos olurdu diye dusundum. Simdi bu bastirilmis arzularimi Vakiftepe milongalarinin duyurulariyla baslayip TangoPoint tanitimlari ile tatmin ediyorum galiba.

Haaa... bir sey daha hatirladim keske dedigim: 1995’de (evliyken) iki ay dans dersi alip biraktik. Yanlis seyi birakmisim meger.

LP: Iki oglun oldugunu biliyorum. Allah bagislasin… Hatta Sirkecideki milongada hanimlara kirmizi gul dagitan yakisikli cocuk senin oglunmus meger. Peki bir de kizin olsun ister miydin?

UMG: Ogunmek gibi olmasin, cocuklari yaparken iscilik ve malzemeden kacmadik : )) Bunlar bir de kiz olsa ne guzel olurdu diyip dururdu herkes. Evli oldugum siralarda yakinlarimiz tarafindan bu konu arada sirada gundeme getirilirdi. Bizde her iki tarafta da o nesilde hic kiz cocuk yok. Cocuklar ve yegenlerin tamami erkek. Bu sartlarda bir tane daha yapsaniz kiz olabilir mi diyenlere yanitim su oluyordu: Siz hic Tofas fabrikasindan Renault araba ciktigini gordunuz mu ??

LP: Ogullarinla yakin misin? Sence seninle herseyi paylasiyorlar mi? Onlarla daha yakin olmayi ister miydin?

UMG: Oldukca genc yasta baba oldugumdan cocuklarla birlikte buyuduk diyebilirim. Daha dogrusu onlar buyuduler ama ben pek buyuyemedim. Mesela ufak oglum benden daha olgun, daha agirbasli. Onlar yaslari buyudukce kendi hayatlarini kurmaya basladilar. Dogal olarak paylastigimiz seyler giderek azaldi. Duzenledigim ozel milongalarda yanimda olsunlar, ev sahipligi yapsinlar, hatta cok guzel dans etsinler isterdim tabi. Ancak saglikli ve mutlu olduklarini bilmek bile bana yetiyor.

LP: Uzun zamandir birlikte oldugun ve dans etmeyi sevmeyen bir sevgilin oldugunu biliyorum. Zor olmuyor mu anlasmak?

UMG: Is ve aski karistirmamak lazim bence. Yani ben ikisini bir arada beceremem gibi geliyor. Bugune kadar tangodan ciktigim kimse olmadi, kiz arkadaslarimi da dans ortamina pek sokmadim. En azindan ask ve isi karistirmayinca sik sik firtinalarla karsilasmiyorsunuz. Bundan sonra ne olur bilemem. Elbette benim yapabildigim butun danslari yapan bir sevgilim olsa dedigim zamanlar da olmuyor degil.

(LP: Guralpcim, is ile aski karistirma tabi ama tango ile aski karistirabilirsin bence)

LP: Ayrica onun cok kiskanc oldugunu da duydum. Milongadan gecenin bir yarisi dondugunde seni neler bekliyor? A)Merdane b)asik bir surat c)kanapede bir yastik, yorgan d)?

UMG: d) yani: Milongadan dondugumde bilgisayarim ve ben.. Oturup gunluk yazmaca. O ise kendi evinde kendi yastigina gomulmus bir sekilde uyuyor (diye dusunuyorum). Kiskanc biri ile iki yildir birlikte olmanin sirri belki de bu.

LP: Peki romantik birisi misin? Ona cicek, bocek falan alir misin? Ya da ozel gunleri hatirlar misin?

UMG: Iyi fikir.. ona arada sirada nedensiz ve yildonumsuz gunlerde biseyler aliyorum ama hic bocek almamistim. Denemeye deger : ) 24 yil (hayatimin yarisi kadar) evli kaldigim icin ozel gunler konusunda oldukca egitimli oldugum soylenebilir. Bunun icin kendi dogumgunumu hic unutmam mesela. Saka bir yana bazi pazarlama kokenli gunlere alerjim oldugu icin o siralar gergin oluyorum. Sevgililer gunu, anneler gunu falan gibi. Sevgilisini ya da annesini sadece bir gun hatirlayanlarla hic isim olmaz.

LP: Biraz ozel bir soru olacak ama, insan bir kez evlenip bosaninca tekrar evlenmeye korkuyor mu? (soz veriyorum cevap Point Grup arasinda kalacak, dimi arkadaslar?)

UMG: Madem yayilmayacak, anlatayim. Evlilik bir okul bence. Ve herkesin okumasi gereken bir okul. Kimisi bir kez okuyup mezun oluyor, kimisi basina neler geldigini anlamasi icin bir kac kez ayni okula gidiyor. Benim mezuniyetim epey zaman aldi. Konuyu iyi ogrendim diye dusunuyorum. Dersler aklimdan ucana kadar tekrar okumayi dusunmuyorum. Sonra ? Allah bilir.

LP: Bu organizasyon yetenegi sende evvelden de var miydi? Yani lisede yada universitede de geziler, caylar (gencler gulmeyin, biz o toplantilara cay derdik) vs tertip eder miydin? Yoksa hersey bir Vakiftepe milongasiyla mi basladı?

UMG: Universitede bir iki organizasyon yapmistim. O siralar sag sol kavgalarinda hergun birkac kisi olurken ben piknik falan duzenlemistim. Sonra ciddi bir tehdit alinca vazgectim. Belki de organizasyon hevesimi o olay bastirmistir. Kimbilir... Yillar sonra bilgi islem piyasasinda satis ve pazarlama islerine baslayinca kendimi bulmaya basladim. Hatirlayanlar olur mu bilmem: Milpa uzuuun taksitlerle Packard Bell PC satardi. Iste o Milpa kampanyalarini bilin bakalim kim tasarlamisti ? Sonra Veezy Go kampanyasi nereden kopyalanip yapilmisti : ) Vakiftepe konusu bir suru tesadufun ardarda gelmesi ile ortaya cikti.

LP: Bir milonga oncesinde seni en cok korkutan sey nedir? Kimsenin gelmemesi mi, elektrik kesilmesi mi, yoksa ertesi gun benim hic yorum yapmamam mi? (yani bu o milonganin cok hareketli gecmedigi anlamina geliyor diyerek kendime de pay cikarayim)

UMG: Hicbiri. Tek korkum Otel yonetiminin son dakikada arayip milongayi yapamayacagimizi soylemesi ihtimali. Tamam, cok dusuk bir ihtimal ama hep yuregim pir pir oluyor. Persembe aksamini iple cekip sonra salona gidip bos pistte bir tur atip yerlesim duzenine baktigimda muthis bir zevk aliyorum. Sanki yillardir oradayim ve o mekan benim gibi dusunuyorum. Milongaya az danscinin gelmesi ihtimali bir korku degil huzun yaratiyor bende. Bircok milongada iyi sayilan 30 sayisi Point icin az anlamina geliyor. Ancak sayi ile birlikte salondaki enerjiyi de unutmamak gerekir. Bazen 90 kisilik milongalarimizda 40 – 50 kisilik haftalarimizdan daha az enerji oluyor. Bunun neye bagli oldugunu henuz tam olarak cozemedim. Belki biraz benden kaynaklaniyordur. Insan kapida hangi enerji ile karsilaniyorsa geceyi o enerji ile yasiyor bence.

LP: Tuhaf tuhaf icatlarin var. Günlük mesela. Soylemek istediklerini baska bir nesne vasitasiyla rahatca ifade etmek bence cok akillica. Peki insanlarin bu gunluge, sanki o bir insanmiscasina baglanmalarini bekliyor muydun?

UMG: Baska insanlari bilmem ama Gunluge bir insanmis gibi asil baglanan ben oldum. Birkac tanidigin Gunluge gicik olduklarini biliyorum. Bazilari bunu acikca soylediler. Ancak Gunlugun epeyce de dostu var. Onu, benim yaramaz bir versiyonum gibi goruyorlar galiba. Yanlis da degil. Daha once yazmistim, bu yazma konusu okul hayatimda bana kompozisyon dersinden zayif veren ogretmenlere bakin bu isi basardim demek istememin bir sonucu olsa gerek. Sadece soylemek istediklerimi baska bir nesne vasitasiyla yazma istegimin sonucunda cikmadi bu Gunluk. Yasananlar paylastikca guzellesiyor. Milongadan dondugumde neler yasayip hissettigimi anlatacak sevgili evde olmayinca (Bkz. Soru 6) bunu bir olcude Gunlukle paylasiyorum. E tabi biraz sansurlu yazmak gerekiyor.

Senden de bahsetmekte fayda var. Lady Point sen misin diye cok sordular. Tarzlarimizin farkli oldugunu gorenler ise merak icinde etraflarina bakiyorlar, kim bu Lady Point diye. TangoPoint mail gurubuna renk kattin bence. Kimligini gizlemekten vazgecsen bile bu renk azalmaz, merak etme. (LP: Sakli kalmasi tercihim)

LP: Point icin yenilikler dusunuyor musun? Mesela praktikalar tekrar baslayacak mi?

UMG: Yeniliksiz gecen her hafta bence sonuk geciyor. Mutlaka biseyler yapmak geliyor icimden. Hic bir sey yapmasam Sercin’e sunu yapalim, bunu calalim falan diyorum. Cok iyi insan o. Bana hala katlaniyor. Pratik saatlerini cok yakinda yeniden baslatacagim. Aylarca yaptik bunu biliyorsun. Kimseler ilgi gostermedi. Kaldirinca olay oldu. Zaten benim asil hayalim universiteli gencleri pratik yaptirirken Point pistlerine alistirmak, dans hayatina atilirken beklentilerini yuksek tutmakti. Bunu beceremedigimi itiraf ediyorum. Ama mucadeleden vazgecmedim.

Ayrica baska projelerim var tabi Point ile ilgili. Otel yonetimi yakinlik gosterdigi surece yeni birseyler gormeye devam edeceksiniz.

Ozel Soru: Bir milongator olarak, ve daha baska hangi acayip yerde milonga yapabilirim diye epey kafa yoran birisi olarak, senin hayallerini susleyen milonga mekani neresi? Bir de bu is zor mu?

Ozel Cevap: Buradan birileri Buenos Airese tiyo vermis galiba, oradaki milonga organizatorleri Arjantine gitmemem icin baski yapiyorlar. Gidip hepsinden guzel milonga yaparim diye korkuyorlarmis. Kafamda buyuk projeler var. Elimi cabuk tutmam lazim. Mesela Ritueli benden once yaptilar. Onu beceremedim, bari TangoArti orkestrasini getireyim diyordum, onu da beceremedim. Tango klubu kurayim, haftanin yedi gunu dans edilsin diyordum. Meger Tango Jean oyle biryermis. O isi de kacirdik yani.

Palavra atacaksan boyle at. Hepsi yalan tabi. Hevesim ve cabam, tango yapanlarin sayisini bugunku sayinin 100 katina cikarmakta pay sahibi olmak. Hayalim ise boylesi bir toplulugu Ciragan Sarayinin balo salonunda agirlayabilmek.

Bu arada eklemek istedigim birseyler var. Bu isleri yaparken Istanbuldaki kaynayan tango kazanina elimi soktugumu biliyordum. Hocalarin her dakika degisen birliktelikleri veya cekismelerinin icinde olmamak ilk hedefim oldu. Sonucta Point bir tango arenasi. Herkese, her hocaya da acik. Yani gelip borusur birakabilirler, tanitim yapabilirler. Ayrica tangonun en guzel mekanlarindan biri olan Point sayesinde camiaya yeni danscilar kazandirmamiz mumkun olabilir. Cok uzulerek soylemeliyim ki bazi hocalarimiz bunu gorup Point’e gelinmesini desteklerken bazilari asla gelmedikleri gibi ogrencilerini de olabildigince uzak tutmaya calistilar. Kaliteli birseyler yapabildigim, tango dunyasina yeni birilerini katabildigim surece bu ise devam etmek istiyorum. Tek destekcim tangoya gercekten gonul vermis olan arkadaslarim.

Peki Lady Point hanimcim, herkese on soru sorarken bana onbir soru sormanizin bir aciklamasi var mi acaba ?

LP: Valla bir dokun bin ah isit diye buna deniyormus. Bilsem sorarmiydim hic zor mu kolay mi diye...neyse ben dogum gununu kutlayip uzaklasayim en iyisi.

Herkese iyi haftalar, bol tangolu gunler dilerken, cok sevgili Nuray Hanima da gecmis olsun dileklerimi gonderiyorum. Cok yakinda yine hep birlikte dans ederiz insallah.

Lady Point

« önceki
                Web Stat